Feryal Saygılıgil

 

1987 yılında Türkiye’de ilk açılan serbest bölgelerden biri olan Antalya Serbest Bölgesi’nde Eylül 2006 ile Aralık 2007 tarihleri arasında bir grev gerçekleşti: Novamedli[1] kadın işçilerin 448 günlük direnişi, feminizmin şiarı sayılan “emeğime bedenime kimliğime dokunma” sloganının vücut bulmasına olanak sağladı.  Grev ayrıca kadın işçilerle kadın hareketinden kadınların bir araya gelerek ortak bir kamusallıkta yer almalarına, birlikte söz üretip birlikte eylem örgütlemelerine, tartışma zemini yaratmalarına vesile oldu. 15 Eylül 2007’den 18 Aralık 2007’ye kadar Novamed Greviyle Dayanışma Kadın Platformu geniş katılımlı kampanyalar örgütledi.[2]

Novamed işyerinde grevde olan 81 kadının isteği ise insanca koşullarda çalışabilmekti: Yani kadın işçiler emeklerinin karşılığını alabilmek, sağlıklı koşullarda çalışabilmek (örneğin maske takabilmek), çalışırken tuvalet ihtiyaçlarını rahatlıkla giderebilmek (istedikleri zaman gidemiyorlardı ve kalış sürelerini çizelgeye yazıyorlardı), doğuracakları zamana özgürce karar verebilmek (hamile kalmak sıralıydı), şefleri ya da yöneticileri tarafından aşağılanmamak istiyorlardı. Yine akort çalışma neticesinde ellerinde oluşan karpal tünel sendromu gibi hastalıkların meslek hastalığı olarak tanımlanması, sendikal örgütlülüklerinin tanınıp iş güvencesinin sağlanması ve taleplerinin toplu sözleşmede düzenlenmesi için mücadele ediyorlardı. Kadın işçiler düşük ücretlerin yükseltilmesi, bedenlerini ve sağlıklarını tehdit eden kötü koşulların düzeltilmesi talepleriyle 2005 yılında Petrol-İş Sendikasına üye olmuştu. Yetki alınmasına rağmen sendika düşmanı patronların karşı saldırısı sonucunda 26 Eylül 2006 tarihinde greve çıkmak zorunda kaldılar.

18 Aralık 2007 tarihinde üç yıllık toplu iş sözleşmesi imzalanarak grev sonlandı. Sözleşmeye göre, grevden önce aylık, ortalama 350 Avro olan ücretler yüzde 9,20 oranında artırılarak ortalama 383 Avro’ya çıkarıldı. 1 Ocak 2008 tarihinden itibaren ise ücretler yıllık olarak Avro üzerinden yüzde beş oranında artırıldı. Artış oranları 2009 ve 2010 yılında yüzde dört oldu. Yıllık 300 Avro da sosyal paket ödemesi yapıldı. Hamilelik sırası ve tuvalete ilişkin uygulamalar greve çıkıldıktan bir süre sonra büyük ölçüde düzeltildi. Novamed işyeriyle Petrol-İş Sendikası’nın imzaladığı Toplu İş Sözleşmesi 31 Aralık 2010 tarihinde sonlandı. Dolayısıyla sendikanın yetkisi düştü.

Novamed Grevi’nin en önemli özelliği “kadınların grevi” olmasıydı; Türkiye’den ve dünyadan birçok kadın örgütü, feministler, sendikalar, konfederasyonlar, siyasi partiler bu greve destek vermişti. Kadınlar örgütlenme süreçlerinde kadın dayanışmasını ördüklerini; bu dönemi, işyerinde çalışırken uygulanan konuşma yasağından adeta öç alırcasına, birbirleriyle bol bol konuşarak, muhabbet ederek, sık sık bir araya gelerek, alışverişe, denize giderek geçirdiklerini aktarıyorlar. Grev sürecinde çoğaldıklarını, sosyalleştiklerini, mücadele etmeyi, hak aramayı, dayanışmayı öğrendiklerini belirtiyorlar. Grev çadırı da, tıpkı kadın kurtuluş hareketi bünyesindeki bilinç yükseltme grupları gibi, bir araya geldikleri, sorunları için çözüm ürettikleri, ortak duygularını paylaştıkları bir yer, onların deyimiyle “terapi” yeri haline gelmiş. Burada birbirlerinin dertlerini dinleyip, özel hayatlarına ilişkin sorunlarını paylaşmışlar. Bu süreçte deneyimlerini birbirlerine aktararak güçlenmişler. Özgüven kazanıp kendilerini ifade etmeyi öğrenmişler (Saygılıgil, 2018 : 161).

Novamedli kadınların örgütlenme deneyimleri, örgütlenmenin koşulları ve yolları bağlamında da birçok ipucu barındırıyor.  Çünkü kadınların örgütlenmesi için sadece onların ikna edilmesi, bilgilendirilmesi yetmiyor. Eşlerin, babaların, ağabeylerin de ikna edilmesi, bunun için ev ziyaretlerinin yapılması gerekiyor. İşyeri Temsilcisi G.P. şöyle anlatıyor ilk zamanları: “Bazı arkadaşlarımızın eşleri, ‘greve katılma’ diyordu. İçlerinden bazıları ‘katılırsan senden boşanırım’ bile demiş. Eşleri tarafından bu şekilde zorlanan arkadaşlarla konuştuk. Önce onlara bilgi verdik, özgüven kazandırmaya çalıştık. Özgüvenleri geldiğinde kadınlar eşlerine anlatmaya başladılar ve ikna edebildiler. Biz de eşleri ikna etmek için ev ziyaretleri yaptık. Yalnızca eşler değildi ikna etmek zorunda olduklarımız, babalar, nişanlılar, sevgililer bile engelleyebiliyordu kadınları. Kadınların sendikaya üye olmaları için herkesten izin alması gerekiyor, koca, baba, ağabey. Bir arkadaşımızın nişanlısı Avustralya’dan müdahale ediyordu ‘eyleme gitmeyeceksin’ diye… ” (Saygılıgil, 2018 :162)

Zira grevden bize kalan en önemli deneyim örgütlenmenin dinamikleridir. Başlangıçta sendika ve sendikanın küresel ilişkileri çerçevesinde oluşturulan dayanışma ağı, grev birinci yılına yaklaşırken kurulan kadın dayanışması ile genişleyerek ulusal planda görünürlük kazandı ve sendika içi kadın yapıları üzerinden küresel sendikaların kadın birimlerine kadar ulaştı. Sendikal kanalların tıkandığı noktada devreye giren kadın dayanışma platformunun eylemleri sayesinde dünyada itibar kaybına uğrayan şirket, sendikayı uzun süredir kaçtığı toplu sözleşme masasına çağırdı. Üç yıllık toplu sözleşme imzalandı, grevci işçiler halaylarla sendikalı olarak işyerine döndüler. Sendikal hareketin Novamed deneyiminden ders çıkartarak, örgütlenme için kendisini oluşturan aktörlerin seslerine kulak vermesi ve geleneksel sendikal anlayışı gözden geçirerek yeni stratejiler belirlemesi, kadın hareketi ve sınıf dayanışması için bir gereklilik olarak görülmelidir.

Bu süreçten öğrenmemiz gereken ise 448 gün süren bir kadın grevinin örgütlenme deneyimini unutmamak ve kadın emek tarihimiz açısından oluşturulan tecrübeyi kolektif hafızamıza taşımaktır.

 

Kaynakça

 Saygılıgil, F. (2018). Serbest Bölgede Kadın Olmak; Bir Kadın Grevi. İstanbul: Güldünya.

 

[1] Almanya merkezli Fresenius Medical Care (FMC), Avrupa’da on iki tesisi bulunan, tüm dünyada kırk beş ülkeye dağılmış, faaliyetleriyle küresel piyasaya hem diyaliz ürünleri hem de diyaliz tedavi hizmetleri sunan çokuluslu bir şirket. Novamed GMBH,  FMC’ye bağlı, diyaliz hastaları için diyaliz kan seti üreten, 2000 yılından beri Antalya Serbest Bölge’de üretim faaliyetini sürdüren bir fabrika.

[2] Örneğin, Platform, Novamedli kadın işçilerle dayanışma amacıyla imza metni hazırladı. Toplanan dayanışma imzaları TBMM Başkanlığı’na ve Novamed Türkiye Temsilciliği’ne gönderildi. İstanbul’da neoliberal politikaların kadınlar üzerindeki olumsuz etkisi ve grevin önemi üzerine bir forum yapıldı. Ayrıca İstanbul, İzmir, Adana, Bursa, Ankara gibi şehirlerde dayanışma eylemleri düzenlendi. Platformdan kadınlar çeşitli şehirlerden bir araya gelerek grevin birinci yıldönümünde grevdeki işçilere destek vermek amacıyla Antalya’ya gittiler. Antalya Petrol-iş Temsilciliği’nde buluşan kadınlar hep birlikte Antalya Serbest Bölge’ye kadar yürüdüler.

Leave a Reply